Blog

PLDC 2017 Paris

This year, we were in Paris for the PLDC 17, with the great community of people who have passion and love of light.    
Bu yıl PLDC’17 için 1-5 Kasım tarihleri arası Paris’teydik. Dünya’’nın birçok bölgesinden, aydınlatma sektörünün her alanından onemli isimler bu sefer Paris’te bir arada, bir bütünün parçası olarak güzel bir paylaşım icindeydi. 4 gün süren konferansın programı yoğun ve akıcıydı. Deneyimli aydınlatma tasarımcısı veya genç araştırmacı/tasarımcı birçok insanın değerli sunumları arasında koşturmak kolay değildi, kendimi ikiye bölebilmeyi umdum, veya bazen üçe. Ilk günün keynote’dan sonraki ilk sunumu icin, Emrah Baki Ulaş’ın anlatacaklarını dinlemeyi tercih ettim. Aydınlatma tasarımıyla nasıl tanıştığımızı sorgulayarak başladığı sunumunda, çoğumuzun belki de baştan beri bu işi yapmakta kararlı olarak başlamadığını, bazılarımızın daha sonra belkide farklı işlerle meşgul olacağını ama bağlantıların kaçınılmaz olarak kurulacak olduğundan bahsetti. Düşüncelerimizi dolaylı veya dolaysız olarak etkileyebilecek şeyleri, bu şeylerin birbirleriyle bağlantılarını çok farklı örneklerle açıkladı. Işığın teorisinden veya tasarımından farklı bir sunumdu. Malcolm Innes, üzerine çalışmış olduğu İngiltere/Edinburgh’da tarihi bölgedeki 12 geçit üzerinden, yayanın da tasarımın bir parçası olduğu, ışığın farklı potansiyelleri kullanılarak aydınlatılmış şehir koridorlarından bahsetti. Şehir koridorları tanımı aslında dış mekan/şehir aydınlatmasında, gerek standartlarla ilgili gerekse tasarımsal olarak eleştirilerini onun üzerinden dile getireceği bir tanım. Şehrin yayaların günün güneşsiz saatlerinde de kullandığı ara ve küçük sokaklarına bir koridor gibi bakarak, günümüzde dikkate alınan bazı normları (uniformity vb) irdeleyerek ve eleştirerek, kullanıcıların kendisinin de bizzat iş birliğiyle, farklı yaklaşımlarla nasıl farklı aydınlatma çözümleri getirdiklerini anlattı. Güvenlik, konfor gibi faktörleri de göz önünde bulundurarak ama aynı zamanda yaratıcılıkta özgürlüğe de olabildiğince fırsat vererek bu koridorların nasıl farklı mekanlara dönüşebildiğini gösterdi. Tarihi şehir mekanları / geçitler / pasajlar / güvenlik / yaya  gibi kavramlar üzerinden Istanbul üzerine düşünmeye başlamıştım ki kendimi durdurup sunumu takip etmeye devam ettim. Peyzaj mimarı Kathryn Gustafson’un, çalıştığı projelerde peyzaj aydınlatmasını nasıl ele aldığını anlattığı keynote sunumundan sonra Mark Major’un, tasarımı doğru anlatabilmek için uyguladıkları farklı gösterim şekillerini maddeler halinde ve örneklerle açıkladığı sunumunu izledim. Işığı tasarlamanın mekanlarda yarattığı etki gibi, gösterim şekillerinde de mimari anlatımlara farklı bir anlam katan aydınlatma katmanının önemini bir kez daha kavramış oldum. En yeni anlatım tekniği olarak Virtual Reality’nin artı ve eksilerinden de bahsedildi. Tasarımın üç boyutlu olarak anlatılmasında ve izleyiciyi bizzat fikrin içine dahil edebilmede oldukça etkili bir teknik. Teknolojinin durmadan gelişmesine karşın, güçlü tasarımların her şeyden önce düşünmenin kağıttaki hali olan eskizlerle başladığını unutmamak gerek. Mimari tasarım ve aydınlatma tasarımının projelerde nasıl bir araya geldiğiyle ilgili beni biraz düşünmeye sevk eden mimar Simon Ewings’in ikinci günün başlangıcındaki keynote sunumunda, aslında iyi mimaride aydınlatmanın da, gün ışığı kullanımının da hali hazırda bir miktar tasarlanmış olduğunun daha fazla güncel örneğin görmüş oldum. Hemen sonrasında katıldığım Kevan Shaw’ın sunumu da bunu destekliyordu. Mimar Charles Rennie Machkintosh’u bir mimari aydınlatma tasarımcısı olarak konu alan sunumunda, Mackintosh’un aydınlatmanın teknik özelliklerini çözmenin yanısıra aydınlatma elemanını mekanın bir parçası olarak görüp tasarlaması ve mekanda nasıl kullandığının detaylarını anlattı. 1900’lü yıllarda gaz lambasından elektrik kaynaklı enkandesan ampüllere geçişte aydınlatma tasarımı adına önemli ayrıntılar sundu. Bütün bu tasarımsal tartışmalardan ve aydınlatma tasarımı adına yeniliklerden farklı olarak, Koert Vermeulen sunumunda takım olabilmekten ve bir kültüre sahip olabilmekten bahsetti. Patron ve çalışanların birbirlerinden beklemesi gerekenleri net ve basit şekilde birkaç maddeye indirgeyerek belirtti. Tasarımların gelişim süreci, tasarlamanın kendisi üzerine ve projelerin bittiğinde ulaştığı sonuç açısından takım içerisindeki ilişkilerle de ilgili olarak önemli veriler içerdiğini düşündüğüm bir sunumdu. Deneyimli aydınlatma tasarımcılarının kendi ağzından, tasarım yaklaşımlarını kendi projeleri üzerinden anlattıkları sunumlardan ise Tino Kwan’ın iç mekanda sadece aydınlanması gereken yerlere en azami miktarda aydınlatma elemanı kullanarak oluşturduğu tasarımları, bir projede teknolojisi her ne kadar geliştirilmiş olursa olsun gerekli olduğundan fazla sayıda armatür kullanmanın enerji tasarrufu sağlamayacağını düşündürdü. Dean Skira’nın kent ölçeğinde köprü, tünel ve dönel kavşak projelerini içeren sunumunda, rengi kullanarak ritim ve desenlerle oluşturduğu dinamik tasarımların kentte yarattığı atmosferler ise ilgi çekiciydi. Hemen sonrasında dinlediğim genç aydınlatma tasarımcılarından Anuj Gala’nın ‘Media Facade’ teknolojisine ve kullanımına yönelik teorik bilgiler verdiği sunumu, kent ölçeğinde anlamlı ve başarılı sonuçlar elde edebilmede aydınlatma tasarımcısının rolüne ve bu güçlü görsel etkisi olan teknolojinin içerik olarak nasıl doldurulması ve yorumlanması gerektiğine dair fikirler içeriyordu. Hepsinden bahsedemediğim ama ışığın duygulara etkisi, insan sağlığına etkisi, ışığı festivaller üzerinden kentsel tasarıma etkisiyle ele alan, sadece öğrenmeye, yaratıcı düşünmeye yönelik ve daha birçok konuda değerli bilgiler edinebileceğiniz böyle bir organizasyona katılmak, sektördeki gerek tasarımsal ve teknolojik gelişmeler üzerine, gerekse aydınlatma tasarımının nasıl icra edildiği üzerine kendinize birçok şey katabileceğiniz böyle bir paylaşımın içinde olmak benim için önemliydi. Iki sene sonra daha farklı izlenimler paylaşabilmek dileğiyle. Eda Kuzu

Author


Planlux Lighting Design

Planlux Lighting Design

A virtual lighting design identity who celebrates 11th age